Pembe Hanım Derneği
Pembe Hanım kanserli hastalar ve yakınlarıyla dayanışma derneğini kurarken ikinci kez kanser olmuş ve bir çok ameliyat geçirmiştim.
Annem metaztaz yapmıştı, babamın gırtlağına radyoterapi uygulanıyordu. Onları üzmemek için gizlice kanseri yaşarken böyle bir kucaklaşma istedim.
İki ameliyat arası Boşnak büyükannem adına bir dernek kurmak aklıma geldi.Tuna kıyısındaki Zivoşki’de yaşayan büyükannem Pembe Hanım güzel bir kadın ve eski Rumelili kadınlar gibi çiçek düşkünü. Saçlarına her akşam bir çiçek takıyor. Tıpkı anneannem gibi….
Türk kültürünün zarif dünyasını simgeleyen çiçek sevgisi kadınların saçlarını süslüyor. Yaşama sevincini ve tabiatın dayanılmaz güzelliğini anlatıyor. O zaman sardunya çiçeğinin dayanıklılığı, Akdenizliliği, her yere tutunma ve rengarenk çeşitliliği bizim derneğimize uyar diye düşündüm.
Böylece derneğimizi kurunca logomuzu sardunya yaptık.
Ben ameliyatlar olmaya devam ettim.
Acı beni pişirirken yine konferanslar verdim. Urfa’dan dostum da Pembe Hanım’a katıldı, İstanbul’dan, Bosna’dan arkadaşlar da. Kızım, damadım ve kardeşlerim de ilk kez benim kurduğum çatı altında yer aldı. Herkes el ele versin, bu toplumsal felakete karşı bireysel bir tutam tuzlarını atsınlar istedim. Hastalar da var, doktorlar da.
Haliç ‘te kürek çektik ilk etkinliğimizde. Kürek çekmenin meme kanserinde alıştırma olarak verildiğini biliyor muydunuz?
Neler yaptığımızdan önemlisi neler hissettiğimiz bence. Birlikte olmanın, ortak bir amaç için çalışmanın dayanılmaz hafifliği sarıyor ruhunuzu. Bir başkasına “yalnız değilsin” derken kendinin de yalnız olmadığının bilincine varıyorsun. Cömert olmayan, bencil dünyanın karşısına geçip tüm içtenliğimizle cömertlik yapıyoruz. Cömertliğe çağırıyoruz herkesi. Başka kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar ve hastalar için ne verebilirsiniz? Düşünün biraz lütfen.
Dünyayı yeşertmek kalbimizdeki iyiliği yeşertmekle başlar. Çünkü onun ferahlığı bizi mutlu kılar.
İyilik bir başkası için gibi görünür, ancak iyiliği kendimiz için yaparız. O vazgeçilemez tatlı iç kayması, sarılma ve gözyaşı için…..
Evet para arıyoruz. Evet sponsor arıyoruz. Projeler yapıyoruz. AB kanser haftasında Balkanlı, Avrupalı kardeşlerimizle buluştuk. Kısa zamanda ayaklarımız üstünde durmayı başararak iyi şeyler yaptığımızı gördük.
Bundan önce bir çok derneğin kuruluşunu ve onursal başkanlığını yürüten biri olarak sivil toplum dayanışmasının her zaman yanında oldum. Herkesi teşvik ettim. Binlerce kilometre yol gittim, yüzlerce konferans verdim. Kanseri ve yaşadıklarımı anlattım. Kitap yazdım. Ödüller aldım.
Bilgiye ulaşılmasını sağlamaya çabaladım. En zor şey bilgiye ulaşmak ülkemizde.
Bu web sitesi işte tam da bu nedenle çok önemli. Burada bilgiyi ve duygularımızı paylaşacağız. Her istediğinizi sorun, kendi yaşadıklarınızı anlatın ve yardım isteyin.
Kanser olmanız gerekmez yardım istemek için. Kanser olmak istemiyorum demeniz de yeterli.
Çünkü bu sitede her zaman bir el size uzanacak. Ya telefonda ses olacak, ya da mektupta harf! Size yardım edeceğiz. Sözümüz budur.
Biz Pembe Hanım derneği olarak herkese açık kapımız. Gelin bir olalım. Birlik olalım.
Türkiye’nin ve dünyanın toplumsal felaketi olan kanseri bilgi ve sevgiyle yenelim. Biz sevginize talibiz. “Kalbin nerede?Kalbin nerede?” diye sorar Mevlana. Kalbine bak ve sevgiyi fark et.
Biz kalbinize talibiz.
Bize ulaşın.
NEVVAL SEVİNDİ
5 Yorum
SAYIN NEVVAL HANIM MERHABALAR
SİZİNLE ACİLEN GÖRÜŞMEK İSTERİM. LÜTFEN; E MAİL ADRESİME SİZE ULAŞABİLECEĞİM TELEFON NUMARASINI YAZARSANIZ SEVİNİRİM
SAĞLIKLI VE MUTLU GÜNLER DİLERİM
Nevval hanım, bu asil ve insancıl gayretinizi alkışlıyorum. Hani hocanın beni doktor değil damdan düşen anlar dediği gibi belkide kanserle tanışan insanların daha çok ilgisini çekeceğini sandığım bu siteden, Medya Mahallesi programında konuk olduğunuz gün haberdar oldum.
Bende eşimi ve kızımı kanserden kaybettikten sonra lenf kanserine yakalandım ve şükürler olsun, tam olarak yapılamasa da kemoterapi ve radyoterapinin ardından kanseri yendim, 1995 den beri kanserle alakam kalmadı ve yaşamıma devam ediyorum.
O günlerden beri bende oluşan bazı hassasiyetlerle kendimce bazı şeylere dikkat ederek yaşıyorum, mesela naylon bazlı ambalajlardan, mayalanmış alkolden, üzüntüden, stresten uzak durmaya çalışıyorum.
Benim kanaatim, kanser denen hastalık, insanın moral değerlerinin düşmesi sonucu, bünye zayıf iken harekete geçip bizi alt eden bir hastalık ve gene bence en yararlı ilacı elbette hekimlerimizin tedavilerini uygulamakla beraber , moral değerlerimizi yüksek tutmaktır.
Lütfen anlayış gösterin, böyle bir çalışmayı görünce çoğu insanın yapacağı gibi bende biraz içimi döktüm bir bakıma.
Bu güzel ve asil çabalarınızı destekliyor, elimden gelen bir yararım olursa katılmak istediğimi belirtir, saygılarımı sunarım.
Değerli Hanımefendi,
Sizinle Medya MAhallesinde gördüğüm günden beri tanışmak istiyordum. Orada verdiğiniz bilgilere dayanarak sitenizi şükür ki kolayca buldum. Ankara’da kadına yönelik şiddet ve özürlüler gibi sosyal sorumluluk projeleri kapsamında sizin derneğiniz ile de iletişimde olduğumuz Genç Kalemler Derneği, İHAF ve Türkkad ve diğerleri gibi güç birliği içinde olmak isteriz. Dik duruşunuz ve hikayenizle ülkemdeki kadınlarının çoğuna örnek teşkil ediyorsunuz. Gönül dolusu muhabbetlerimle sağlık dolu günler dilerim efendim.
Ben sizi anlıyorum ve sizinle birlikte çalışmalara katılmak istiyorum.Çünkü bende meme kanseriyle mücadele ediyorum.Sevgiler.
Ben onkoloji hemşiresiyim 14 yıldır onkoloji hastaları ile çalışıyorum.Çok özellikli insanlar olduğunu düşünüyorum çabanız beni çok mutlu etti kayseri ye yolunuz düşerse lütfen uğrayın
