POSTMASTEKTOMİ REHABİLİTASYON (MEME KANSERİ REHABİLİTASYONU)
Meme, kadının fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün bir parçasıdır. Bu dokunun hasarı veya hastalığı, başka doku ve organ hasarlarından daha farklıdır bir kadın için.
Meme kanseri teşhisi ile başlayan bir süreçte, kadın önce bir hastalığı kabul etmek zorundadır. Sonrasında o dokunun kaybına kadar giden bir tedavi programından geçmek zorunda kalır. Hastalığın fiziksel etkilerinin yanısıra, duygusal, psikolojik değişiklikler hastanın hayatını derinden etkiler.
Kadınlarda en sık görülen kanser tipi meme kanseridir. Günümüzde her 9 kadından birinde görülmektedir. Ölüm nedenleri içinde de akciğer kanserinden sonra ikinci sırada gelir.
Meme kanseri tedavisinde cerrahi haricindeki tedavi seçeneklerinin (kemoterapi, radyoterapi) hasta üzerindeki yararlı ve zararlı etkilerinin dengesinin kurulması çok önemlidir. Bu yüzden meme kanseri nedeni ile opere ve tedavi edilen hastalar, yaşam kalitelerinin düzenlenmesi açısından bir bütün olarak ele alınmalıdır. Genel olarak bakıldığında, ameliyat geçiren hastaların yarısından çoğunda 6 ay içinde eşya kaldırmada, taşımada, uzanmada kısıtlılık geliştiği gözlenmektedir. Çoğunda da neden aksillar (koltuk altı) yara bölgesindeki sertleşme, ödem ve boyun- omuz ağrılarıdır. Erken rehabilitasyon sayesinde, beden-üst gövde hareketlerinin kısıtlılığı giderilir, hastalar en kısa zamanda kollarını kullanmaya başlarlar ve dolayısı ile en kısa zamanda hayat kaliteleri artırılır.
Hastaların yaşam kalitelerini düzenlemek bir ekip işidir. Hastaların en kısa zamanda günlük yaşantılarına dönmeleri ve yaşam kalitelerini en azından hastalık öncesi döneme ulaştırmaları gerekir. Ameliyat sonrası dönemde yeni beden imajına uyum açısından gerekli psikolojik destek sağlanmalıdır. Günlük yaşam aktivitelerini en iyi şekilde yapabilmeleri, hareket özgürlüğü kazanmaları ve bedenlerini en iyi şekilde korumalarını sağlamak amacı ile eğitim programlarına alınmalıdır.
Hastalara uzman tarafından bilgi ve deneyim ile harmanlanmış programlar hazırlanmalı ve sunulmalıdır. Böylece hastalar, hastalığın seyri boyunca, ameliyat öncesinde, ameliyat sonrasında günlük yaşama hazırlık ve geçiş açısından eğitilir ve bilgilendirilirler.
Memenin tamamen alınması duruşu etkiler mi?
Meme kanseri tedavisi için uygulanan ameliyat tipleri çeşitlidir. Tutulan dokunun derinliğine, kanserin tipine veya hastalığın seyrine göre ameliyat ile çıkarılan doku miktarı değişir. Bazen meme altı kas dokusunda da kayıp olur. Bu durumda duruşun etkilenmesi daha muhtemeldir. Tüm bunlardan bağımsız olarak, herhangi bir doku/uzuv kaybının neden olduğu beden imajında bozulma nedeni ile tüm hareketler, hatta hastanın iç görüsü değişir. Rehabilitasyon hastanın hayata aktif katılımını sağlarken, hem fiziksel hem de psikolojik olarak hastaya destek olur.
Ameliyat sonrası kolunu kullanamayan kadın, ne kadar sürede normal haline dönebilir?
Ameliyattan sonra hemen harekete başlanmalıdır. Bu süreçte rehabilitasyon ekibi gözetiminde yapılacak olan kontrollü hareketler yapılmadığında, eklem hareket açıklığında kayıplar olması yanısıra kaslarda da zayıflama olur. Tedavide meme ile ilgili tüm beklentiler karşılansa bile hasta omuzunu ve kolunu rahatça kullanamadığında, günlük yaşam aktivitelerinden geri kalır. Bu da yaşam kalitesinde düşüşe neden olur. Eğer hasta bir şekilde omuzunu kullanamamış ve çok kısıtlılık gelişmişse, rehabilitasyon ve fizik tedavi programları yardımı ile 2-4 hafta gibi bir sürede normale dönebilir.
Postür ve nefes egzersizlerinin duygu durumunun düzelmesine etkisi var mıdır?
Nefes egzersizleri kişinin endişe ve huzursuzluğunun giderilmesinde çok etkilidir.
Postür egzersizleri de fiziksel olarak zindelik hissi verirken, bedensel gücü de artırır. Bunlar bütün halinde iyilik halinin temelini oluşturur.
Ne tür egzersizler tavsiye edilir? Her zaman bir uzman yardımıyla mı yapılmalıdır?
Egzersizler ameliyattan sonra geçen süreye göre değişir. Ameliyattan hemen sonra terapiste olan ihtiyaç daha fazla iken, ilerleyen dönemlerde kişini kendi kendine yapabileceği egzersizler programlandığından bu ihtiyaç azalır. Hedef kişinin her konuda bağımsızlığının sağlanmasıdır. Günlük yaşam aktivitelerinde veya egzersizlerde bağımsız olduğunu görmek kişinin kendine olan güvenini artırır. İlk basamaklarda, ameliyattan hemen sonraki dönemde hareket kısıtlılıklarını açmak amacı ile terapist destek verirken, sonraki dönemlerde kas gücünü artırmak, gelişen kasın gücünü ve eklem hareket açıklığını korumak için kişiye yapılması gerekenler öğretilir. Bundan sonra kişi kendi kendine egzersizlerini yapmaya devam edebilir. Bisiklet kullanmaları, kurbağalama ve yan yüzmeleri önerilir. Serbest yüzme ve sırt üstü yüzmeden cerrahiden sonraki 2 ay boyunca sakınılmalıdır. Lenf nodları alınmış veya implant yerleştirilmiş hastaların kelebek stilde yüzmeleri önerilmez.
Egzersizler ne kadar sürer?
Eklem hareket kısıtlılığı varsa, bunu açmak 1 ay sürebilir. Sonrasında eklem hareket açıklığını ve kas kuvvetini korumak, dayanıklılığı artırmak veya korumak, yaşam kalitesini sağlamak açısından egzersizlerin sürekli yapılması önerilir.
Bu egzersizlerin genel vücut sağlığına da faydası olur mu?
Elbette! Esas olan kişini kendini iyi hissetmesidir. Herhangi bir hastalık olsun olmasın hareket kişinin kan dolaşımını, solunumunu, hormonlarını düzenler. Vücuttaki yağ oranının azalması ve kas kitlesindeki artışı sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Endorfin düzeyini artırır. Doğal anti-depresandır. Vücudunun şekil alması ve kaslarının güçlenmesi bunların yanında hediye gibidir. Hepsi bir araya gelince kişi her şeyden önce kendisiyle barışır, kendine güveni artar, yaşamı sever. Tüm bu enerji ile de etrafa ışık saçar hale gelir.
Düzenli egzersiz meme kanseri oluşumunu önler mi?
Yapılan çalışmalar egzersizin meme kanserini direkt olarak önlediğini henüz söylemese de, egzersizin riski azalttığı söylenebilir. Düzenli egzersiz ile menstruasyon geciktiğinde, estrojene maruziyet azalır. Spor, vücuttaki yağları yakar; vücut kitle endeksinde azalma sağlar ve bu da kanser riskini azaltır.
Tedavinin amaçları:
1-Gerginlik, depresyon, yorgunluk hissini azaltmak.
2-Lenfödemi (lenfatik sıvının hücreler arası dokuda birikerek şişmeye neden olması) engellemek.
3-Ameliyat bölgesinde nedbe (yara izi) dokusu ve donuk omuz oluşumunu önlemek.
4-Kişinin mevcut durumu ve ihtiyaçlarını gözeterek, beden mekaniği ve işleyişi hakkında detaylı bilgi sunmak.
5-Cerrahi sonrası postürü (duruşu) düzeltmek.
6-Ameliyat sonrası ağrının giderilmesine yardımcı olmak.
7-Boyun, göğüs, sırt, bel ve omuzlardaki gerginliği rahatlatmak.
8-Bedenin etkilenen alanlarında eklemlerin hareket açıklığını, gücü ve esnekliği geri kazandırmak (Erken dönemde omuz, boyun, göğüs, sırt; geç dönemde bel ve alt ekstremitelere yönelik).
9-Ameliyat/ anestezi sonrası pulmoner (solunum) kapasiteyi artırmak; rahat nefes alıp vermeyi sağlamak
10-Cerrrahi sonrası fiziksel kondüsyonu daha hızlı olarak normale döndürmek ve bu sayede kemoterapi, radyoterapi gibi yardımcı tedavilere toleransı artırmak üzere kalp-damar- akciğer dayanıklılığını artırmak.
11-Kemoterapi, radyoterapi, hormon terapileri (Tamoksifen gibi), tedaviye bağlı veya doğal olarak ortaya çıkan menopoza bağlı değişiklikleri düzenlemek:
-Kilo düzenlemesini yapmak (kilo almayı önlemek),
-Beden gücünü artırmak,
-Kas gücünü artırmak,
-Dayanıklılığı artırmak,
-Metabolizmayı düzenlemek,
-Sıvı/kas/yağ dengesini ayarlamak,
-Kemik yoğunluğunu korumak.
12-En önemlisi, kişinin “mücadele/iç gücü”nü artırmak; “iyilik halini” oluşturmak/ geliştirmek,
Özetle; hastanın “yaşam kalitesini artırmak”tır.
